|
15-16 HAZİRAN DİRENİŞİ: SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER MÜCADELESİ
15-16 Haziran Direnişi, Türkiye işçi sınıfının varlığını kanıtladığı en önemli eylemdir.
Bugün hala sınıf sendikacılığından bahsediliyorsa, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde 15-16 Haziran Direnişi bir meşale gibi parıldıyorsa, bu, 37 yıl önceki mücadelenin ne kadar doğru olduğunun göstergesidir.... 37 yııl önce sermaye çevreleri ve onların güdümündeki sendikalar yasal değişikliklerle demokratik sendikacılığı ve DİSK'i yok etmeyi hedeflemişlerdi. Aydınların Türkiye'de işçi sınıfı var mı, yok mu tartışmaları yaptığı bir dönemde elleri şalterlere uzanan işçiler, sendikal hak ve özgürlüklerine sahip çıkmak için omuz omuza sokağa çıkarak tartışmaları sonlandırmışdı. Sendikasızlarla Türk-İş üyesi işçilerin DİSK'le birlikte koyduğu o büyük tepki, kendiliğinden gelişen bir hareket olarak değerlendirilemez. Dipten gelen bu dalganın demokratik bir yapıyla kucaklaşması, tabanın söz, yetki, karar sahibi olması ve sendikal demokrasinin tüm süreçlerde işletilmesi doğaldır ki böylesine bir mücadeleci kimlik yaratmıştır. DİSK'in işçi sınıfı içerisinde çekim merkezi olması, 12 Eylül yasalarına rağmen bugün bile hala mücadeleden yana bilinçli işçilerin tercihlerini DİSK'ten yana yapması ve bu uğurda başta işten atılmalar olmak üzere bedel ödemeyi göze almasının nedeni açıktır. O yıllarda güdümlü sendikacılığa karşı DİSK ile özdeşleşen işçi sınıf hareketinin boğulmak istenmesini, 15-16 Haziran Direnişi püskürtmüştür. 1970 yılında DİSK’in ve sendikaların önüne konulmak istenen antidemokratik uygulamalar 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle gerçekleştirilmiş; DİSK kapatılmış, yüzlerce yönetici idamla yargılanmıştır. 12 Eylül darbecilerinin çıkardıkları 2821-2822 sayılı yasalarla işçilerin özgürce örgütlenmeleri ve sendika seçme özgürlükleri yok edilmiştir. 1992 yılında Askeri Yargıtay’da beraat ederek tekrar sendikal mücadeleye başlayan DİSK, 40 yıldır bu mücadeleyi devam ettirmektedir. 15-16 Haziran direnişi, sonuçları ve ondan çıkarılacak dersler emperyalizme, neoliberalizme ve sömürüye karşı bağımsızlık ve demokrasi mücadelesine ışık tutmuştur ve tutmaktadır. İşçi sınıfı üzerindeki baskı ve yıldırma politikaları hükümetler ve işverenler tarafından yürütülmektedir. AKP Hükümeti ile geçen son 4,5 yılda sendikal hak ve özgürlüklerde bir adım bile ileri gidilememiş; AKP 12 Eylül Darbesi ile getirilen sendikal düzene tümüyle sahip çıkmıştır. Bugün sendikalaşmak isteyen işçilerin kaderi işten atılmaktır. Sendikal hak ihlalleri giderek yoğunlaşmaktadır. AKP, işçi sınıfının örgütsüzleşmesi için elinden geleni yapmakta; ülkemiz işverenler için cennet, işçiler için cehenneme dönüşmektedir. 27 yıl önce 12 Eylül Darbesini “bugüne kadar işçiler güldü, artık gülme sırası bizde” diyerek alkışlayan işverenler 27 yıldır gülmektedir.Ancak umutsuzluğa yer yoktur. Dünya ve Türkiye emekten yana gülecektir.
DİSK’liler 15-16 Haziran direnişini, bunun nedenlerini ve yaşanan
olayları her zaman hatırlıyorlar, hatırlayacaklar ve hatırlatacaklardır! DİSK/GENEL-İŞ SENDİKASI GENEL YÖNETİM KURULU
|