Genel Yönetim Kurulumuz 2 Temmuz Sivas Katliamının 15. yılı ile ilgili basın açıklaması yaptı

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin dinci faşist bir güruh tarafından kuşatılıp yakılması sonucu  yazar, ozan ve aydınlardan oluşan 37 yurttaşımızı kaybetmenin acısını halen tüm sıcaklığıyla içimizde taşıyoruz.

İçlerinde barış ve kardeşlikten başka duygu olmayan ve ülkemizin aydınlık yüzünü temsil eden 37 yurttaşımızın katledilmesi bizlere şeriat özlemcilerinin ellerine fırsat geçince neler yapabileceklerini bir kez daha göstermiştir.

Bu katliam, halkımızın on yıllar süren aydınlanma, demokrasi, özgürlük ve eşitlik mücadelesine karşı yapılan karşı devrimci bir harekettir. Bu hareketin tarihteki anlamı budur.

Bu katliam barış,demokrasi ve eşitlik isteyen milyonlarca yurttaşımızı derinden sarsmış ve toplumda bir travma yaratmıştır.

Halkımızın bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik mücadelesinde kilometre taşı olan Cumhuriyet devrimlerinin “travma” yarattığını ifade eden karşı devrimci kimi AKP’li politikacılara, asıl travmanın Sivas Katliamı olduğunu hatırlatıyoruz.

Öte yandan, demokratik örgütler yakılan Madımak Otelinin altına açılan kebapçının kapatılmasını ve Otelin bir müze haline getirilmesini ısrarla önermektedirler. Bu öneri de ısrarla reddedilmektedir. Bu önerinin reddinin anlamı en basitinden yapılan katliama karşı duyarsız kalmak, katliam olmamış gibi davranmak ve katliamı unutturmak istemektir.

Buna kimsenin gücü yetmeyecektir. Madımak’ı unutmayacağımız gibi ülkemizi, tam bağımsızlık inadımızla, eşitlik, kardeşlik ve barış inancımızla  savunmaya devam edeceğiz. İşçi sınıfının gücünü bu düşüncelerin çoğalması, yaygınlaşması, kökleşmesi için seferber edeceğiz.

Madımak Otelini unutmayacağız, unutturmayacağız…