Genel Yönetim Kurulumuz Sendikamızın kuruluşunun 45. yılı gerekçesiyle

bir basın açıklaması yaptı.

 

SENDİKAMIZ GENEL-İŞ 45.YAŞINDA

 

            22 Nisan 1962 yılında kurulan Sendikamız mücadelelerle dolu tarihine bir yıl daha ekledi.

            Bugün Genel-İş Sendikamızın 45. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.       Genel-İş, “sendika” sözcüğünden bile ürkülen bir dönemde Abdullah Baştürk ve arkadaşları tarafından 22 Nisan 1962’de kuruldu. Genel-İş’in kurulması ile birlikte o döneme kadar örgütsüz ve sendikasız olarak çalışan ve belediye yönetimlerinin keyfi uygulamalarına maruz kalan belediye işçileri için bir dönüm noktası oldu. Belediye işçileri, Genel-İş ile birlikte 1960’larda Çorum ve Manisa Yürüyüşleri gibi eylemleriyle toplumsal uyanışa ve aydınlama mücadelesine önemli katkılarda bulundular.

            1970’lerde, DİSK’in öncülük ettiği, ülkenin bugününde ve yarınında işçilerin de söz sahibi olma mücadelesinde, belediye işçileri yine Genel-İş ile birlikte aktif rol aldılar. Kısacası, belediye işçileri kendi içlerinden çıkan ve kendilerinin yarattığı Genel-İş ile kimlik ve kişilik kazandılar. Bu nedenle, “Belediye işçileri ne kazanmışlarsa, Genel-İş ile kazanmışlardır” sözü bir abartma değil, dosdoğru bir gerçeği anlatmaktadır.

            Bilindiği gibi, 1980 sonrası Genel-İş dağıtılmaya, belediye işçilerinin ve işçi sınıfının hafızasından

silinmeye çalışılmıştır. Ancak bu hevesin boş ve nafile olduğu 1992’den sonra ortaya çıkmış ve Genel-İş, belediye işçilerinden aldığı güç ile yoluna devam etmiştir.

            Bugün belediye işçileri, diğer sektörlerde çalışan işçilerle birlikte çok yönlü bir saldırıya maruz kalmaktadır. Sendikalar, bir yandan emekçilerin haklarını kısıtlamaya, işlevsizleştirmeye ve ortadan kaldırmaya dönük hükümet ve işveren politikaları ile yüz yüze gelmekte, bir yandan da bunlara karşı çıktıklarında demokrasi karşıtı siyasal engellere, baskı ve zorbalıklarla karşı karşıya kalmaktadır.

            Bugün artık hükümetler, sosyal politikaları hızla terketmekte, kazanılmış sosyal haklar “her koyun kendi bacağından asılır” diyen piyasa koşullarına terkedilmektedir. Eğitimden sağlığa emekçiler için yaşamsal öneme sahip kimi hizmetler hızla kamu hizmeti olmaktan çıkarılmaktadır. Özelleştirme ile birlikte ülkenin kaderi kapitalist tekellerin eline bırakılmakta, emekçilerin alınteri talan edilmektedir.

            Bunların yanı sıra kendi işkolumuzda, işimiz, aşımız, geleceğimiz ve sendikal haklarımız tehdit altındadır. Birçok belediye yönetimi sendika seçme özgürlüğümüzü elimizden almakta, ücretlerimizi ve sosyal haklarımızı zamanında ödedememekte, alınterimize el koymaktadır. Belediye hizmetlerinin taşeronlaştırılması yaygınlaştırılarak işçilerimiz işgüvencesiz çalışmaya itilmekte, norm kadro uygulaması ile işsizlik artmaktadır.

            Bu olumsuzluklara karşın elimiz kolumuz bağlı değildir; sınıfsal gücümüz ve sendikal örgütlüğümüz ile tüm zorlukları aşacağımıza inanıyoruz.

            Unutmasınlar ki, Genel-İş Sendikası bedel ödeyenlerin ve işçi sınıfı kazanımları için bedel ödemeye hazır olanların sendikasıdır.

            Sendikamızın 45. yıldönümünde tüm işçileri, emekçileri, 1977 1 Mayısı’nın coşkusu ile Taksim alanında buluşmaya davet ediyoruz.

            Demokratik kitle ve sınıf sendikacılığının temsilcisi olan Genel-İş’le nice 45. yıllara...

            Yaşasın DİSK

            Yaşasın Genel-İş

 

DİSK/Genel-İş Sendikası

Genel Yönetim Kurulu