HUKUK BÖLÜMÜ

 

 

YARGITAY

9.   HUKUK DAİRESİ

 

Esas No.     2004/3377

Karar No.    2004/15404                                       İlgili Kanun / Madde

Tarihi          :        21/06/2004                                        4857 s.İşK/20, 34

 

 

·       İŞ GÖRME EDİMİNİ YERİNE GETİRMEKTEN KAÇINMA

·       İŞE ŞARTLI DÖNÜŞ ÖNERİSİ

·       GEÇERSİZ FESİH

 

 

ÖZET : 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesinde ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği, bu hakkı kullanan işçilerin sayısal olarak toplu nitelik taşımasının grev olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca bu nedenle çalışmadığı süre için iş akdinin feshedilemeyeceği öngörülmüştür.

Davalı işveren davacının işe iade edildiğini savunmuş ise de ileri sürülen koşullar nedeniyle davacının işe başlamadığı dosyadan anlaşılmaktadır. İşe iade davasının Mahkemece kabulü ve işçinin süresi içinde başvurusu halinde işçinin boşta geçen süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi yukarıda anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı işveren boşta geçen sürenin ücretsiz izinli sayılmasını kabul etme koşuluna bağlı olarak davacıyı işe başlatmak istemiştir. Davacı 08.09.2003 günü işyerine gitmiş, saat 16.00'ya kadar işyerinde çalışmadan bekletilmiş sonra işverenin söz konusu şartını duyunca ayrılmış ve bir daha işe gelmemiştir. Burada yasanın aradığı anlamda bir işe başlatmadan söz edilemez.

 

            DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

 

            Yerel Mahkeme, konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

 

            Davacı işçi, ücret ve diğer haklarının ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca iş görmekten kaçınma hakkını kullanmakta iken; iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile ücret ve diğer haklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

 

            Davalı işveren, sözleşmenin feshinden sonra davacının işten çıkarılan diğer çalışanlar ile birlikte çalışmaya başlamaları için geri çağrıldığını, davacının 08.09.2003 günü işbaşı yaptığını ancak, ertesi gün ve sonrasında işe devam etmediğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.

 

            Mahkemece iş akdinin feshinden sonra işverence feshin geçersizliği kabul edilerek davacının işe başlatıldığı gerekçesi ile davanın konusuz kaldığından söz edilerek karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.

 

            Davacı işçinin ücretlerinin uzun zamandan beri ödenmemesi nedeniyle diğer bir kısım işçiler ile birlikte iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındıkları sırada davalı işverence bu davranış 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/11 ve 2822 sayılı Kanunu'nun 45. maddesi kapsamına giren yasa dışı eylem niteliğinde değerlendirilerek iş sözleşmesinin 13.08.2003 tarihinde feshedildiği, davacının işe iade davasını 03.09.2003 tarihinde açmasından sonra iş akdi feshedilen davacı ve arkadaşlarına 08.09.2003 tarihinde işbaşı yaptırılmak istendiği ancak işverence işe başlatmanın İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca eylemde geçen süre ile fesihten sonraki zamanın ücretsiz izinli sayılması kabul etme koşuluna bağlanması üzerine davacının bunu kabul etmeyerek işbaşı yapmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

 

            4857 Sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesinde ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği, bu hakkı kullanan işçilerin sayısal olarak toplu nitelik taşımasının grev olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca bu nedenle çalışmadığı süre için iş akdinin feshedilemeyeceği öngörülmüştür.

 

            Dava işe iade davası olup, süresi içinde açılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/1. maddesinde “işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı Mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur” kuralına yer verilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında ise “kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir” hükmü öngörülmüştür.

 

            Dosya içeriğine göre feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı anlaşılmaktadır. Esasen davalı işverenin işe iade davasından sonra davacıyı işe başlatmak istemesi ve bu nedenle cevap dilekçesinde davanın konusuz kaldığından söz etmesi de feshin geçerli nedene dayanmadığının işverence de kabul edildiğini göstermektedir. Davalı işveren davacının işe iade edildiğini savunmuş ise de ileri sürülen koşullar nedeniyle davacının işe başlamadığı dosyadan anlaşılmaktadır. İşe iade davasının Mahkemece kabulü ve işçinin süresi içinde başvurusu halinde işçinin boşta geçen süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi, yukarıda anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı işveren boşta geçen sürenin ücretsiz izinli sayılmasını kabul etme koşuluna bağlı olarak davacıyı işe başlatmak istemiştir. Davacı 08.09.2003 günü işyerine gitmiş, saat 16.00'ya kadar işyerinde çalışmadan bekletilmiş sonra işverenin söz konusu şartını duyunca ayrılmış ve bir daha işe gelmemiştir. Burada yasanın aradığı anlamda bir işe başlatmadan söz edilemez. Bu nedenle, davacının işe başlatıldığından söz edilerek davanın konusu kalmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması hatalı olduğundan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3.maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

 

            SONUÇ          : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

 

            1- Kocaeli İş Mahkemesi'nin 05.01.2004 tarih ve 2003/679 E., 2004/1 Karar sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,

            2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,

            3- Davacının süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,

            4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,

            5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

            6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 300.000.000.-TL. Vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

            7- Davacı tarafından yapılan 22.000.000.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

            8- Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine dair kesin olarak 21.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

           

 

 

 

 

T.C.

Y A R G I T A Y

9. Hukuk Dairesi

 

 

Y A R G I T A Y   İ L A M I

ESAS NO : 2004/4501

KARAR NO : 2004/4971

MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Hukuk Hakimliği (İş)

TARİHİ : 20.11.2003

NO : 258 - 333

DAVACI : Cemil Mete adına Avukat Hüseyin ÖZ

DAVALI : Bitlis Belediye Başkanlığı adına Avukat Enver Derin

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel Mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :

Y AR G I T A Y İ L A M I

İş Sözleşmesinin feshinin geçerli bir nedene dayanmadığını iddia eden davacı feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama halinde tazminata ve boşta geçen süre için ücret alacağına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren, iş sözleşmesinin feshedilmediğini, her yıl vize uygulaması ile alınan işçilerin bir süre çalıştıktan sonra çıkarıldığını, vize uygulamasının sona ermesi ve ekonomik durum dikkate alınarak davacının geçici olarak çıkarıldığını savunmuştur.

Mahkemece savunmaya değer verilmiş ve mevsimlik işçi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin fesh edilmeyip, askıya alındığı gerekçesiyle istek red edilmiştir.

Belirtmek gerekir ki vize uygulaması idari bir tasarruf olup, iş sözleşmesinin kurulması ya da feshedilmesi ile ilgilendirilmesinin olanağı yoktur. Diğer taraftan davalı işverence yapılan işler sürekli iştir. Mevsimlik iş olarak nitelendirilmesi ve davacının mevsimlik işçi olarak kabul edilmesi doğru değildir. 4857 sayılı İş Kanununda iş sözleşmesinin askıya alınması konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahkemece aksi yöndeki düşünce doğru bulunmamıştır. Kaldı ki; somut olayda davalı işveren vize uygulamasının sona ermesine uzun bir zaman var iken, yıl ortasında sayılacak bir zamanda fesih işlemini gerçekleştirmiştir. Davalı işverence feshe dayanak yapılan diğer neden olan ekonomik durum ise kanıtlanamamıştır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre yapılan fesih işlemi geçersizdir. Davacı işçinin istemi yerindedir. Davalı işveren temyiz aşamasında davacının 29.01.2004 tarihli Encümen kararı ile tekrar işe alınmasına karar vermiş ise de, işe başlayıp başlamadıkları anlaşılmadığı gibi bu işlemin karardan sonra olması nedeni ile sonuca etkili görülmemiştir.

4857 Sayılı İş Kanununun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1- Bitlis Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 20.11.2003 gün, 258 / 333 sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- İşverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3- Davacının yasal süre içinde başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,

./..

-2-

4- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve sosyal hakların davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan tarifeye göre 300.000.000.-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine,

8- Davacının yaptığı (29.500.000) TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine kesin olarak 15.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Başkan                      Üye                   Üye                             Üye                        Üye

E.Doğu                 B.Özkaya            M.Kılıçoğlu                T.Özmen                  S.Öztırat

 

 

 

 

YARGITAY

9.HUKUK DAİRESİ

Esas No : 2003/19181 İlgili Kanun / Madde

Karar No : 2003/19777 1475 s. İş K/13 D

Tarihi : 01/12/2003 4857 s. İş K/21

 

* İŞ GÜVENCESİ

* ÜCRETİN TESPİTİ

ÖZET : Feshin geçersizliğinin kabulü halinde işçinin Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve "diğer hakların" kendisine ödeneceği düzenlenmiştir. Dosya içeriğinden davacının ikramiye ve yemek ücreti haklarının olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu hakları nazara almadan brüt çıplak ücret üzerinden karar vermesi ve miktar belirlemesi hatalıdır.

Davacı işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel Mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü:

Mahkemenin davacının iş akdinin davalı tarafından geçersiz nedenle feshedildiğinin tesbitine ve işe iadesine ilişkin kararında bir isabetsizlik görüşmemiştir. Ancak;

4773 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1475 sayılı Yasanın 13-D maddesi II. fıkrasında feshin geçersizliğinin kabulü halinde işçinin Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların kendisine ödeneceği düzenlenmiştir. Dosya içeriğinden davacının ikramiye ve yemek ücreti haklarının olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu hakları nazara almadan brüt çıplak ücret üzerinden karar vermesi ve belirlemesi hatalıdır.

Ayrıca davacının işe başlatılmaması halinde çalışma süresine göre tesbit edilecek tazminatın altı aylık ücret tutarında olması gerekirken gerekçe gösterilmeden asgari sürenin üzerinde ve sekiz aylık ücret tutarı olarak belirlenmesi ve miktar tesbiti de yerinde görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Bursa 2. İş Mahkemesinin 28/08/2003 gün ve 2003/510 Esas, 203/613 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- İşverence yapılan fesih GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3- Davacının yasal sürede başvurusuna rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin altı aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,

4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenen ihbar tazminatı düşülerek davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,

5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 200.000.000.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacı vekiline verilmesine,

7- Yargılama gideri 97.200.000.-TL'nın davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,

8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine kesin olarak 01/12/2003 günü oybirliği ile karar verildi.

 

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2003/18040

KARAR NO: 2003/18119

TARİHİ : 27/10/2003

KARAR ÖZETİ : FESHİN GEÇERSİZLİĞİ - SONUÇLARI. İŞVEREN FESİH BİLDİRİMİNDE SEBEBİ AÇIKÇA BELİRTMEK ZORUNDADIR. AKSİ TAKDİRDE YASA GEREĞİ FESHİN GEÇERSİZLİĞİ, İŞÇİNİN İŞE İADESİ, İŞÇİYE TAZMİNAT ÖDENMESİ SÖZKONUSU OLACAKTIR.

DAVA : Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel Mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili müvekkilinin iş akdinin geçersiz sebeple feshedildiğini iddia ederek işe iade davası açmıştır. Mahkemece iş akdinin haklı sebeple feshedildiği, davacının işe iadesini gerektirir bir husus bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. 15 Mart 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4773 sayılı Yasa ile 1475 sayılı İş Kanunu 13. maddesine eklenen 13/B bendi gereğince fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

Davalının 30/04/2003 tarihli fesih bildiriminde herhangi bir sebebe dayanılmamıştır. Bu nedenle aynı yasanın 13/C bendi gereğince açılan davanın kabulü gerekirken reddi isabetsiz olup, kararnı bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

1- Bursa 2. İş Mahkemesinin 28/08/2003 gün ve 2003/611 E., 2003/614 Karar sayılı kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3- Davacının yasal sürede başvurusuna rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin altı aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,

4- Davacı işçinin işe iadesi için, işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak dört aylık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6- Davacı kendisini vekile temsil ettirdiğinden 200.000.000.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7- Davacı tarafından yapılan 25.346.889.-TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 27/10/2003 gününde oy birliği ile karar verildi.

 

 

T.C.

Y A R G I T A Y

9.Hukuk Dairesi

YARGITAY İLAMI

ESAS NO : 2003/18040

KARAR NO : 2003/18119

MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi

TARİHİ : 28/08/2003

NO : 611 - 614

DAVACI : Kemal Yazdalı adına Avukat Kamil Demir

DAVALI : Yedek Parça ve Makine San.Tic.Aş. adına Avukat Şinasi Özer

DAVA : Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel Mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili müvekkilinin iş akdinin geçersiz sebeple feshedildiğini iddia ederek işe iade davası açmıştır. Mahkemece işakdinin haklı sebeple fehsedildiği, davacının işe iadesini gerektirir bir hususu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. 15 Mart 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4773 sayılı Yasa ile 1475 sayılı İş Kanunu 13. maddesine eklenen 13/B bendi gereğince fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

Davalının 30/04/2003 tarihli fesih bildiriminde her hangi bir sebebe dayanılmamıştır. Bu nedenle aynı yasanın 13/C bendi gereğince açılan davanın kabulü gerekirken reddi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : 1- Bursa 2. İş Mahkemesinin 28/08/2003 gün ve 2003/611 E., 2003/614 K. sayılı kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3- Davacının yasal sürede başvurusuna rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin altı aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,

4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak dört aylık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 200.000.000.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7- Davacı tarafından yapılan 25.346.889.-TL Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 27/10/2003 gününde oy birliği ile karar verildi.

Başkan               Üye                      Üye                        Üye                                           Üye

E.Doğu            .G.Çankaya        C.İ.Günay                  M.Kılıçoğlu                              S.Özfırat

 

T.C.

K A R Ş I Y A K A

İŞ MAHKEMESİ

S A Y I :

ESAS NO : 2003/352

KARAR NO : 2003/222

K A R A R

HAKİM : NAİM KIRIŞMAN 20689

KATİP : MUSTAFA ÖZGÜR KABADAYI

DAVACI : TUĞRUL ÇAN'I TEMSİLEN TEZ-KOP İŞ SENDİKASI

VEKİLLERİ : Av.ŞEHMUS DELEN - Av.İNCİ AKOĞLUÖZ

Mimar Kemalettin Cad. No:128/102 Çankaya/İZMİR

DAVALI : KİPA KİTLE PAZARLAMA TİC. VE GIDA SAN. A.Ş.

Ankara Cad. No:180 Bornova / İZMİR

VEKİLLERİ : Av. A.ZEREN GÜVEN - Av.A.SELİM GÜVEN - Av.Z.ARZU AYDIN

Atatürk Cad. No:152/606 İZMİR

D A V A : İŞE İADE ve İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT (ALACAK)

DAVA TARİHİ : 09/07/2003

KARAR TARİHİ : 14/10/2003

Davacı vekili tarafından Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda :

İ S T E K

Davacı vekili 09/07/203 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin Tuğrul Çan'ın davalı şirketin Çiğli Mağazasında 10/04/2001 tarihinde işe başladığını, iş akdinin sendikal faaliyetlerde bulunması nedeniyle 17/06/2003 tarihinde feshedildiğin, fesih yazısında iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi gereğince sona erdirildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin fesihten kısa bir süre önce işyerinde örgütlenmekte olan Tez-Kop İş Sendikasına üye olduğunu, bu tarihten sonra sendikadan istifası yönünde baskılar yapıldığını, istifa etmemesi üzerine sendikaya üye olan diğer işçilerle birlikte iş akdine son verildiğini, müvekkili işini titizlikle yapan kalifiye bir eleman olduğu ve çalıştığı kadroda elemana ihtiyaç duyulduğu halde iş akdinin gerçeğe aykırı olarak fesih edildiğini, sendikaya üyeliğin Anayasal bir hak olduğunu, kadrolarda küçültmeye gidileceği söylendiği halde işine son verilen işçilerin yerine başka elemanlar alındığını, bu nedenlerle iş akdini feshinin geçerli bir nedene dayanmadığının tespiti ile müvekkilinin işe iadesine, 200.000.000.-TL. 4 aylık hak ve ücret alacakları ile akdin fesih nedeninin sendikal nedenlerle olduğuna karar verildiği taktirde en az 1 yıllık ücreti tutarında 200.000.000.-TL. sendika tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini, 4 aylık ücret için en yüksek banka mevduat faizi, tazminat alacağı için yasal faiz uygulanmasını istemiştir. Davacı vekili son celsedeki imzalı açıklamasında talep ettiği sendikal tazminatın İş Yasasının İş Güvencesine yönelik hükümleri kapsamındaki tazminat olduğunu beyan etmiştir.

C E V A P

Davalı vekili vermiş olduğu cevap layihasında, akdin sendikal nedenlerle değil ekonomik nedenlerle feshedildiğini, davanın yetki, usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

G E R E K Ç E

Dava, işe iade ve tazminat (alacak) davasıdır.

Her ne kadar davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ise de, davacı -işçinin çalıştığı yer Karşıyaka'da bulunan Çiğli-Kipa Mağazasıdır. Bu bakımdan, yetki itirazının reddi gerekir.

2003/352 ESAS

2003/222 KARAR S:2

Dava, Sendikalar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince davacı Tuğrul Çan'ı temsilen işçinin üyesi olduğu Tez-Kop İş Sendikası tarafından açılmıştır. Davacı işçi sendikaya yetki vermiş olup, bu husustaki belge davacı tarafça ibraz edilmiştir. Davalı vekilinin bu husustaki itirazı da uygun görülmemiştir.

Dava dilekçesi, cevap layihası, taraf vekillerince ibraz edilen belgeler, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamından Çiğli-Kipa Mağazasında davacının da aralarında bulunduğu bazı işçilerin Tez-Kop İş Sendikasına üye olduğu, bunun üzerine işveren vekillerinin bu işçilere sendikadan ayrılmaları konusunda baskı yapmaya başladığı, bu baskı üzerine bazı işçilerin sendikadan istifa ettiği, ancak davacı ile birlikte bir kısım işçilerin istifa etmediği, daha sonra işverenin bu işçilerin hizmet akdini 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine dayanarak feshettiği, belirtilen maddedeki koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği anlaşılmıştır.

Şu hale göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe nedeniyle;

1- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,

2- Davacı işçinin yasal sürede başvurusuna rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 1 yıllık ücret tutarı taleple bağlı kalınarak 200.000.000.-TL. olarak belirlenmesine,

3- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın ksenleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücretin taleple bağlı kalınarak 200.000.000.-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

5- Davacı vekili için takdiren tayin edilen 200.000.000.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6- Davacı tarafından yapılan 27.150.000.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İlişkin olarak Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu. 14/10/2003

 

Katip                                                                                                           Hakim 20689

 

 

 

T.C.

A D A N A

1. İŞ MAHKEMESİ

S A Y I :

ESAS NO : 2003/501

KARAR NO : 2003/1092

Hakim : Ayşe Yeşim AKÇELİK 32138

Katip : Menderes Yağlı

Davacı : Necip Duruk vekili Av.Abbas Bilgili - ADANA

Davalı : Çukobirlik Genel Müdürlüğü, vekili Av.Mahmut Beylem - ADANA

Dava : İşe İade

Dava Tarihi : 24/07/2003

Karar Tarihi : 26/09/2003

Yapılan açık yargılama sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen dava dilekçesi ile müvekkilinin sendikalı personel olarak Çukobirlik Genel Müdürlüğü'nde işe başladığını, müvekkilinin kooperatif personeli olarak çalışır iken; 31/05/2003 tarihinde kapatma kararı alınan, daha sonra kapatma işlemi Temmuz 2003 tarihine ertelenen İplik dokuma ve Boya Başka Fabrikasına tayin edildiğini, davalı işverenin müvekkili hakkındaki bu tasarrufunu tamamen iş akdini feshedebilmek kastıyla çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğe yol açarak kötü niyetli yaptığını, 22/05/2003 tarihinde kabul edilen 4857 sayılı yeni İş Kanununun 22. maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılması durumunda bu değişikliğin ancak işçinin altı iş günü içerisinde vereceği yazılı muvafakati ile mümkün olabileceğini, davacı müvekkilinin kanunda bahsi geçen altı günlük yasal süre içerisinde yazılı bir muvafakat vermediğini, yasa gereği işçinin muvafakati olamayan işverenin iş akdini ancak bu değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını ya da fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğu yazılı olarak açıklamak ve bildirim önellerine uymak suretiyle iş sözleşmesini fesih edebileceğini, davacı müvekkilin atama işleminde ise iş koşullarında değişikliğe yol açacak geçerli herhangi bir sebebin bulunmadığını, aksine yeni işyerine atanmasında sakınca bulunduğunu, müvekkilinin atanmasının yapıldığı yerin kısa bir süre sonra kapanacak ve müvekkilinin işsiz kalacağını, bu nedenle hukukla ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını bildirerek müvekkilinin işe iadesine, olmaz ise haksız fesih nedeni ile yasadan kaynaklanan tüm tazminatlarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Çukobirliğe yazılan müzekkereye verilen cevapla gönderilen ilan örneklerinden birliğe bağlı İplik Dokuma Fabrikasının 30/05/2003 tarinide kapatılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kararın ilanla duyurulduğu ancak ek ilanla fabrikanın kapatılma tarihinin 04/07/2003 tarihine ertelendiğinin duyurulduğu ve İplik Dokuma Fabrikasının 07/07/2003 tarihinde kapatıldığı ve aynı tarihte İplik Dokuma Fabrikası işçilerinin işten çıkartıldığı anlaşılmıştır.

Davacının şahsi sicil dosyası incelendiğinde bundan önce merkez Yağ Fabrikası görevlisi olarak çalışırken fabrikanın kapatılmasına karar verildikten ve ilanen duyurulduktan çok sonra ve fabrikanın kapatılmasından beş gün gibi çok kısa bir süre önce İplik Dokuma Fabrikasına atandığı ve atandıktan kısa bir süre sonra fabrikanın kapatıldığı 07.07.2003 tarihinde, işyerinin kapatılması sebebiyle tazminatları ödenmek suretiyle iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır.

Esasen iş akdinin fesih tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesi gereğince işverenin ekonomik, teknolojik yapısal ve benzeri işletme, işyeri ve işin gerekleri sebebiyle toplu işten çıkarmaya gitmesi halinde işe iadeye ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı hüküm altına alınmış ise de, aynı maddenin son fıkrasında "işverenin toplu işten çıkartılmasına ilişkin hükümleri 18., 19., 20. ve 21. madde hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamayacağı, aksi halde işçinin bu maddelere göre dava açabileceği de hüküm altına alınmıştır.

ESAS NO : 2003/501

KARAR NO : 2003/1092 -2-

 

Davalı Çukobirlik Genel Müdürlüğü'nce İplik Dokuma Fabrikası'nın uzun zamandır zarar etmesine bağlı ekonomik sebeplerle kapatılması nedeniyle, kapatılmaya karar alınan tarihte, kapatılacak olan fabrikada çalışan tüm işçilerin işten çıkartılması 4857 sayılı İş Yasası'nın 29. maddesi 7. fıkrası kapsamında toplu işten çıkartma olarak değerlendirilebilecek iken, davacı gibi fabrikanın kapatılmasına karar alınan ve hatta ilk kapatma tarihi olarak belirlenen 30.05.2003 tarihinde ve sonrasında da önceki işinde çalışmaya devam eden bir işçiyi, ilk kapatma tarihini erteledikten sonra, fabrikanın kapanma tarihine çok kısa bir zaman kala, kapatılacak fabrikaya atayarak, işyerinin kapanması sebebiyle işten çıkartması, mahkememiz tarafından (davacının tayini, faaliyetine devam eden önceki iş yerinde çalışırken işten çıkarılması durumunda, işten çıkartılmasına başkaca bir sebep de ileri sürülmediğine göre, işe iade isteyebileceği hususu dikkate alınarak, bu durumu bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirilmiş bir tayin olup) 4857 sayılı Yasanın 29/son fıkrası hükmü kapsamında, aynı Yasanın 18., 19., 20. ve 21. madde hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla yapılan bir işlem olarak değerlendirilmiştir.

Yukarıda açıklanan deliller ve açıklamalar ışığında dosya incelendiğinde davacının, davalı Çukobirlik'e bağlı Satınalma Müdürlüğü'nde görev yaparken, davalı tarafından daha önce kapatılmasına karar verilen, Birliğe bağlı İplik Dokuma Fabrikasına, fabrikanın kapatılmasından çok kısa bir süre önce atayarak, fabrikanın kapanması ile de davacıyı daha önce bu fabrikada çalışan işçilerle birlikte işten çıkarmak suretiyle 4857. sayılı İş Yasası'nın 29/son maddesine göre işverenin toplu işten çıkartmaya ilişkin hükümleri, davacının işe iade hükümlerinden faydalanmasını bertaraf etmek amacıyla kullandığı kanaatine varıldığından, davacının davasının kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde davacıyı işe başlatmaması halinde, ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık brüt ücreti (Buradaki brüt ücret mahkememiz tarafından çıplak brüt ücret olarak değerlendirilmiştir. Zira her ne kadar 4857 sayılı Yasanın ilgili 21. maddesinin 1. fıkrasında brüt ücret denilmiş ve bu ücretin giydirilmiş ücretmi yoksa çıkpak ücret mi olacağı belirtilmemiş ise de, aynı maddenin 3. fıkrasında işçinin çalıştırılmadığı süreye ilişkin işçiye ödenecek tutarın tespiti hususu belirtilirken en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları denilmek sureti ile 3. fıkra kapsamında ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesinde giydirilmiş ücretin esas alınması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Öyleyse kanun koyucu aynı madde de yer alan iki ayrı tazminat miktarının belirlenmesinde farklı tabirler kullanarak, farklı esaslar uygulanması gerektiğini açıkça lafzıyla ortaya koymuştur. Buna göre kanun koyucunun iki tazminatın ayrı ayrı esaslara göre hesaplanması gerektiği yönündeki iradesini ortadan kaldıracak şekilre bir yorum yapmak, bu yorum işçi lehine de olsa mümkün değildir. Kaldı ki ilk 21. maddenin ilk fıkrasında tazminatın amacı işçinin çalıştırılmadığı sürede mahrum kaldığı haklara ilişkin tazminat 21. maddenin 3. fıkrasında ayrıca ve giydirilmiş ücret üzerinden hesap edilecek şekilde düzenlenmiştir. 21. maddenin 1. fıkrasında tazminat ise Uluslararası İLO sözleşmesi gereğince kabul edilen iş güvenliği tazminatına ilişkin olup, yasa koyucu bu tazminatın belirlenmesinde tazminatın düzenlendiği maddenin diğer bir fıkrasında yer alan çalıştırılmayan süredeki hakların tazminine ilişkin tazminatın hesaplanmasından farklı bir esası kabul ettiğini ortaya koyduğuna göre 21. maddenin 1. fıkrasındaki tazminatın hesabında brüt çıplak ücretin esas alınması gerektiği kabul olunmuştur.) tutarı olan 1.920.000.000.-TL. olarak belirlenmesine, Davacı işçinin işe iadesi halinde süresi içerisinde işverene müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar olan ücretinin ve diğer haklarını da kapsayacak şekilde giydirilmiş ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

./..

 

Esas No : 2003/501

Karar No : 2003/1092 -3-

 

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere dayanılarak;

1- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İşe İade davasının kabulü ile, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve İŞE İADESİNE,

Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde davacıyı işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarı, işçinin 4 aylık brüt ücreti tutarı olan 1.920.000.000.-TL. olarak belirlenmesine,

Davacı işçinin işe iadesi için süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar olan en çok 4 aya kadar ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2- Harç peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmamasına,

3- Davacı tarafından yapılan 33.250.000.-TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4- Davacı vekili için yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesine göre ölçümlenen 200.000.000.-TL. ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacı vekiline verilmesine,

Yargıtay yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26.09.2003

 

 

Katip                                                                                                  Hakim 32138

 

 

 

 

 

 

T.C.

Y A R G I T A Y

9. HUKUK DAİRESİ

Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2003/18911

KARAR NO : 2003/18905

MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi

TARİHİ : 03.09.2003

NO : /

DAVACI : adına Avukat Saim Eroğlu

DAVALI : Türkiye Tarım Kredi Koop. Merkez Birliği adına

Avukat N.Kemal Bayar

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin 09.07.2003 tarihinde geçerli bir neden olmadan feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. ve devamı maddelerine göre feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında tazminata ve en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret alacağına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren, ekonomik kriz ve çeşitli etkenler nedeniyle zarar ettiğini, bunun ve teknolojik gelişmelerin sonucu küçültme politikası izleyerek personel azaltılması yoluna gidildiğini bu işlemin yapılırken de hakkaniyete uygun davranılarak emekliliğe hak kazananların iş sözleşmesinin fesih edildiğini personel yönetmeliğinin 37/b maddesi bu yetkiyi işverene verdiğini feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.

Mahkemece, emekliliğin isteğe bağlı bir hak olup yönetmelik hükmünün yasaya aykırı olduğu, otomasyona gidilmesinin davacının işini ortadan kaldıracak uygulama olmayacağı, işverenin karında azalma olduğu ileri sürülmüş ise de davacının çalıştığı kadro ve yaptığı iş gözetildiğinde işletmede kadrosuna ve hizmetine her zaman ihtiyaç bulunduğu, karda azlık halinde işyerinde fazla personelin tasfiyesi gerekiyor ise vasıfsız personelden başlanılması gerektiği gerekçeleri ile feshin geçersizliğine, işe iade, işe başlatılmama halinde 8 aylık ücret olarak tazminatın belirlenmesine, müracaatı halinde 4 aya kadar ücretin tahsiline ve ücret üzerinden nisbi vekalet ücretine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre fesih tarihinde davalının henüz zarar etmediği, 2003 yılı ilk 6 ay karının önceki yıla göre azaldığı, bu azalmanın nedenlerinden birinin de kredi alacaklarının taksitlendirilmesi ve bir kısmından vazgeçilmesi olduğu, davalı işverenin istihdam fazlası personel olduğunu savunmasına karşı yönetim kurulunun fesih tarihine yakın tarihte alınan karar ile kendi bünyesindeki iştiraklerine personel alınmasına karar verildiği, davacının konumu gereği çalıştığı kadro ve yaptığı işte hizmetine ihtiyaç duyulduğu bu olgulara göre, feshin işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden bir nedene dayanmadığı, davacının verimsizliğinin de ileri sürülmediği anlaşıldığından fesih geçersizliği ve davacının işe iadesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Ancak, Mahkemece davacının işe başlatılmaması halinde kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak öngörülen tazminat yasanın belirttiği üst sınır olan 8 aylık ücretten belirlenmiştir. Fesih nedeni, emekliliğe hak kazanma ve tazminatların ödenmiş olması karşısında bu tazminatın üst sınırdan takdir edilmesi hatalı bulunmuştur.

./..

ESAS NO : 2003/18911

KARAR NO : 2003/18905 -2-

 

Diğer taraftan fesih geçersizliğinin sonucu olarak başvuru halinde ödenmesi gereken 4 aya kadar ücret alacağı davacı yararına nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de isabetsizdir. Zira feshin geçersizliğine bağlı olan tazminat ve boşta geçen süre ücret alacağı talep olmasa da hüküm altına alınacak alacaklar olup, tespit niteliğindedir. Asıl talep feshin geçersizliği ve işe iade olduğundan maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin verilen hüküm yerinde olup, buna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve vekalet ücreti konularında verilen hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda belirtilen gerekçeler ile;

1- Ankara 5. İş Mahkemesinin 03/10/2003 gün ve 2003/................. Esas, ............. Karar sayılı kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- İşverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3- Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücretinin ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, işe başlatılma halinde bu alacaktan ödenen ihbar ve kıdem tazminatının mahsubuna,

5- Davalı 1581 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca borçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan dava harcının isteği halinde davacıya iadesine,

6- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 200.000.000.-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,

7- Davacının yaptığı 10.760.000.-TL masrafın davalıdan alınıp, davacıya verilmesine kesin olarak 10/11/2003 gününde oy birliği ile karar verildi.

Başkan                        Üye                           Üye                              Üye                             Üye

E.Doğu                       B.Özkaya                   U.Öztürk                M.Kılıçoğlu                   S.Özfırat