Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapısında 350 ton asbest bulunan eski Ankara Havagazı Fabrikasının yıkımı, Ankara Tabip Odası ve Ankara Mimarlar Odası’nın ölümcül hastalıklara yol açacağı gerekçesi ile başvurduğu Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından durduruldu.
Asbest nedir?
Asbest, tabiatta doğal olarak bulunan ve lifsi yapıda olan bir mineral grubuna verilen ortak isimdir. Halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak isimleriyle de anılmakta olan asbest minerali çok miktarda kanserojen içermektedir. Asbest aynı zamanda ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere karşı son derece dayanıklı kanserojen bir maddedir.
Ülkemizde de 2010 yılında asbest üretimi ve kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Ancak bu tarihe kadar üretilen ve kullanılan asbest halen hayatımızın her anında yer almaktadır. Eski model arabalarda fren sistemlerinin tamiri sırasında, eski binaların yıkımında, gemi söküm atölyelerinde, eski tip kaynak ve eski tip yüksek ısı ocaklarında çalışanların ve o yörede yaşayanların asbest ile teması tedbir alınmadığında atılacak her adım kansere davetiyedir.
Asbest teması kansere yol açar
Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Halk sağlığı Kurumu Kanser Dairesi Başkanlığı tarafından yayınlanan ‘Asbest ve Kanser’ konulu makalede “Asbestini nefes yoluyla alındıktan sonra solunum sistemi üzerine oluşturduğu etkilenim sonucu ortaya çıkan, kesin kanıtlanarak tanımlanmış hastalıklar-patolojilerinden en tehlikeli ve ölümcül hastalıklardan mezotelyoma (akciğer zarı kanseri) ve akciğer kanserine yol açacağı” belirtilmektedir.(http://kanser.gov.tr/Dosya/korunma/Asbest_ve_kanser.pdf)
İşçiler ve çevre sakinleri için ölümcül risk
350 ton asbestli yapı barındıran Ankara Havagazı Fabrikası yıkımı, bu asbestli malzemenin nerelerde bulunduğu, hangi yöntemle söküldüğü, bu söküm işlemleri sırasında gerçekleştirilen ölçüm sonuçlarının açıklanmaması, başta sahada çalışan işçiler olmak üzere, çevre sakinleri ve şehrin tamamını ölümcül risklerle karşı karşıya bırakmıştır.
Binanın asbestli olduğuna ve yıkılmak istendiğine dair ilk açıklama Ankara Mimarlar Odası ve Ankara Tabip Odası tarafından 15 Şubat’ta yapılmıştı. İki meslek örgütü 22 Şubat’ta yıkımın yapılmaması için yetkili mercilere çağrı yaparak yıkımın yapılmaması, yapacaklar hakkında da suç duyurusunda bulunmuştu. Ankara Büyükşehir Belediyesi yapılan çağrılara kulak tıkayarak 25 Şubat’ta yıkımı başlatmış ancak Tabip Odası ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin, acilen yıkımın durdurulması için yürütmeyi durdurma istemiyle Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurması üzerine 1 Mart Çarşamba günü yıkım durdurulmuştu.
Ankara Tabip Odası, yıkım esnasında hem alanda çalışan işçiler hem de çevre sakinleri için alınması gereken önlemleri şöyle sıralandı:
- Yıkım alanının çevresi güvenlik/uyarı levhaları ve güvenlik şeridi ile çevrilmelidir.
- Çevrede yaşayan sakinler ve çalışanlar böylece tehlikenin farkında olmalılar.
- İşçilerde kişisel ‘Uygun solunum sistemi koruyucusu ve diğer kişisel koruyucu donanım’’ kullanmalıdır.
- İnşaat alanının yanında ‘’Arındırma Kabini’’ bulundurulmalıdır. Tulum arındırma kabinlerinde atılır, duş alınır ve/ veya ıslak temizlendikten sonra, temiz kıyafetle yemekhaneye gidilir vb. dışarıya çıkılır.
- Alanda sulama yapılmalıdır.
- Alanda oksijen tüpleri de kullanılacağından ‘’Yangın Tüpleri’’ olmalı, yangın tüplerinin yerleri girişteki bir haritada görülmelidir. Uyarı levhaları olarak yerleri belirli olmalıdır.
- Alan karantina altına alınmalıdır. Sabit ve kalın brandalarla örtülmeli, ıslatılarak sızdırmazlığı artırılmalıdır.
- Asbestle çalışma alanında ilgili yönetmeliğin 8. Md. uyarınca mesleki eğitim veya kurs belgesi almış bir uzman olmalıdır. (Asbest söküm uzmanı)
- İşçilerin ‘’Asbest söküm çalışanı’’ belgeleri, sağlık kontrolleri (mutlaka solunum testi yapılmış, akciğer filmleri çekilmiş, doktor tarafından yüksekte çalışabilir ibaresi olan raporlar), tetanoz aşıları, SGK girişleri kontrolleri, yüksekte çalışma eğitimleri, iş güvenlik eğitimleri, günlük tekrar eğitim kayıtları, zimmet formları olmalıdır.
- Hareketli ekipman kullananlarda mutlaka sertifika gerekmektedir. (forklift, vinç vb.) Bunların hepsi dosyalarında olmalıdır.
- Risk analizi yapılmış olmalıdır. Konu mühim olduğundan ‘’asbest risk analizi’’ ayrıca yapılır, dosyalarında olmalıdır. Risk analizinde tüm kişisel ve çevresel tehlikeler belirlenmiş olmalıdır.
Ankara Mimarlar Odası ise havagazı yerleşkesinin sanayii arkeolojisi olarak korunup müze haline getirilmesini ve yerleşkenin tamamen hava almayacak şekilde karantinaya alınıp asbestin yönetmelikte belirlenen usullere göre temizlenmesi gerektiğini belirtmişti.
7 Mart’ta, Türk Toraks Derneği ve Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından Ankara’da düzenlenen “Kentsel Dönüşüm ve Asbest Tehlikesi” panelinde konuşan Prof. Dr. Ahmet Demir, Ankara Havagazı Fabrikası’nın yıkımının, vatandaşlarda asbest maruziyetine ilişkin endişe yarattığını anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Asbestli eski bir binanın yıkımında ortama asbest karışır. Bu kontrolsüz yapıldığında, özellikle çalışan kişiler ve çevredekiler için risk yaratır. Bunun için yıkım işlemi belli kurallara uygun şekilde yapılmalı. Buna ilişkin önlemler alınmış olsaydı, bu konuda kaygılar da olmayacaktı. Umuyorum ki farkındalığın artması, bu şekilde kontrolsüz bina yıkımını engeller, bunların dünyada nasıl yapılıyorsa o standartlarda yapılmasına olanak sağlar. Burada, toz ölçümlerinin yapılması, bulguların izlenmesi gerekiyor. Burada bir riskin olmadığını söyleyemeyiz ama bu riskin ne derece olduğunu şimdiden kestirebilmek güç.”
Asbest’e ilişkin bilgi videosu: https://www.youtube.com/watch?v=XC6r-ieUTvU
30/03/2017
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında suç duyurusunda bulunuldu
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Asbestli yapıyı yıkmadığını söyleyen Gökçek’i kendi asbest uzmanı ve valilik te yalanlıyor. Artık Gökçek’in kaçacak yeri kalmadı” dedi.
Meslek odaları, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, Başkent Dayanışması bileşenleri ve vatandaşlar, halkın sağlığını hiçe sayarak 350 ton asbestli malzeme bulunan Havagazı Fabrikası’nda yıkım işlemi yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında Ankara Adliyesi’nde toplu olarak suç duyurusunda bulundu. Meslek odaları ve vatandaşlar, Gökçek’in 5237 sayılı TCK m.181 uyarınca çevrenin kasten kirletilmesi ve m.257 uyarınca görevi kötüye kullanmaktan yargılanmasını talep etti.
