Su, bitkilerin, hayvanların ve insanların yaşamı için en temel ve belirleyici doğal varlıktır. Su, dünya üzerindeki tüm canlılar için yaşamsaldır, yaşamın önkoşuludur. Dünyanın üçte ikiden fazlası su ile kaplıdır, insan vücudunun yüzde 63 kadarı sudur. Su hakkında düşünmek ve politikalar üretmek için; suyun adil kullanımı için yaşamsal öneminin anlaşılması gerekir. Suyun temel insan hakları arasında sayılması mücadelesi, suyun özelleştirilmesi ve neoliberal politikaların bir nesnesi haline getirilmesi karşısında bir duruştur.
Kâr için değil, yaşam için su!
Dünya, hepimize yetecek kadar suyu barındırmaktadır ve tüm insanlığın su gereksinimini karşılama potansiyeline sahiptir. Ancak bu, suyun adil, eşitlikçi, kar hırsı güdülmeksizin, kamusal bir hizmet olarak sağlanmasıyla gerçekleşebilir.
Herkes için su, herkes için yaşam!
TEMEL İNSAN HAKKI OLARAK SU
Herkes sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için gerekli sağlıklı, güvenli suya ulaşabilmelidir. Temel insan hakkı olan suya erişim hakkı ile ilgili bağlayıcı yasalar anayasa metinlerine girmelidir. Temel insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli olan miktar ve kalitede su ücretsiz sağlanmalıdır. Tüm bunların mümkün olabilmesi için su kaynaklarının yönetimi kamunun elinde olmalıdır.
SU KAMUSALDIR
Su, doğal varlık olarak tanımlanmalı, suyun yönetimi kamuya bırakılmalıdır. Yaşam hakkı olan su, özel şirketlerin insafına bırakılmamalıdır. Dünya örnekleri göstermektedir ki özel şirketler su hizmetlerinin yürütülmesinde başarısız olmakta ve bu da son derece olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Yeniden belediyeleştirmeler su konusunda gündeme gelmiştir. 2014 yılı itibariyle 180 su hizmeti belediyelere geri dönmüştür.
PSI: SU KAYNAKLI ÖLÜMLER ÖNLENEBİLİR
Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI), dünya üzerindeki su ve sıhhi hizmetler işçilerinin çoğunluğunu temsil etmektedir. PSI’ın su sendikaları ile uzun yıllardır verdiği mücadele, pek sayıda özelleştirmeyi durdurmuştur. Dünya Su Günü için yaptığı açıklamada her yıl 1000’den fazla çocuğun su nedeniyle öldüğüne dikkat çekmektedir. Su kaynaklı hastalıklar öldürmektedir. Oysaki bunların hepsi önlenebilir ölümlerdir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 2017 DÜNYA SU GÜNÜ TEMASI: ATIK SU
Birleşmiş Milletler tarafından 22 Mart günü 1992 yılında “Dünya Su Günü” olarak kabul edildi ve bu günde, Birleşmiş Milletler 1995 yılından bu yana her yıl farklı bir temayı öne çıkardı. 2017 yılı için ise Dünya Su Günü teması “Atık Su” olarak belirlendi. 2013 verilerine göre küresel düzeyde atık suyun yüzde 80’i yeniden kullanılmadan ya da işlem görmeden yeniden ekosisteme dahil olmaktadır. 1,8 milyar insan, içine atık karışmış su kullandığı için kolera, dizanteri, tifo ve çocuk felci riski altında yaşamaktadır. Güvenli bir sıhhi tesisattan, güvenilir su kaynaklarından ve hijyenden yoksunluk, 2014 yılı UNICEF verilerine göre yılda 800 binden fazla ölüme yol açmaktadır. Halen su kaynağına erişmede bu denli sorunların yaşandığı günümüzde, atık suyun dönüştürülmesi ve bir kaynak olarak yeniden kullanıma kazandırılması gerektiği savunulmaktadır. Bu, kentsel ve endüstriyel atık suyun doğaya verdiği zararı da ortadan kaldırmaya hizmet edecektir.
Birleşmiş Milletlerin önceki yıllarda öne çıkardığı temalar:
1995: Kadınlar ve Su
1996: Kirli Şehirlere Su
1997: Dünyanın Su Potansiyeli Yeterli mi?
1998: Yeraltı suyu ve Görünmez Kaynaklar
1999: Su Kaynakları Etrafında Hayat
2000: 21. yüzyılda Su
2001: Su ve Sağlık
2002: Kalkınma İçin Su
2003: Gelecek İçin Su
2004: Su ve afetler
2005: Hayat İçin Su
2006: Su ve Kültür
2007: Su Kıtlığı ile Mücadele
2008: Sanitasyon
2009: Suda Farklılıkların Yakınlaşması
2010: Su Kalitesi
2011: Şehir Sularının Yönetimi
2012: Su ve Gıda Güvenliği
2013: Uluslararası Su İşbirliği
2014: Su ve Enerji
2015: Su ve Sürdürülebilir Kalkınma
2016: Su ve İstihdam
