Kamu Hizmetlerinde Acil Durum Var: Eşitlik, Adalet ve Güvence İstiyoruz

Etiketler: kamu hizmetleri

23 Haziran Birleşmiş Milletler Kamu Hizmetleri Günü vesilesiyle Genel-İş Sendikası olarak kamu hizmetlerinde yaşanan derin krize ve belediye işçilerinin karşı karşıya bırakıldığı hak kayıplarına yeniden dikkat çekiyoruz.

Türkiye’de kamu hizmetleri uzun süredir yetersiz kaynaklar, özelleştirme politikaları, güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırmaya yönelim uygulamalar ve emek karşıtı yaklaşımlar nedeniyle ciddi bir aşınma yaşıyor. Bunun bedelini hem kamu hizmetlerinden yararlanan halk hem de bu hizmetleri üreten işçiler ödüyor. Belediye işçileri bugün ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, artan yaşam maliyetleri, güvencesizlik ve hak gasplarıyla karşı karşıyadır.

Belediye emekçileri kentlerin temizliğinden sosyal hizmetlere, altyapı çalışmalarından park ve bahçelere, itfaiye hizmetlerinden kültür-sanat faaliyetlerine kadar yaşamın her alanında toplum için hizmet üretiyor ancak emeğinin karşılığını alamıyor; giderek yoksullaşıp güvencesiz çalışma biçimlerine mahkûm ediliyor.

Kamusal hizmetlerin niteliğini korumanın yolu, bu hizmetleri üreten emekçilerin haklarını korumaktan geçer. İş güvencesine yönelik saldırıların arttığı, ücretlerin geciktirildiği, eşitsizliklerin derinleştiği bir ortamda nitelikli ve sürdürülebilir kamu hizmetlerinden söz etmek de zorlaşır.

Kamu hizmetleri piyasanın kâr mantığına terk edilemez. Belediyeler ticari işletmeler değil, halka hizmet üreten kamusal kurumlardır. Kamu hizmetlerinin geleceği; emekçilerin haklarının güvence altına alınmasına, sendikal hak ve özgürlüklerin korunmasına ve kamusal hizmet anlayışının güçlendirilmesine bağlıdır.

Bu Kamu Hizmetleri Günü’nde bir kez daha hatırlatıyoruz:

Kamu hizmetlerinde yaşanan acil durum yalnızca bütçe meselesi değildir; aynı zamanda bir emek, demokrasi ve sosyal adalet sorunudur. İşten çıkarmaların, ücret gasplarının ve hak ihlallerinin son bulduğu; emekçilerin güvenceli çalıştığı, halkın nitelikli hizmet aldığı bir kamu yönetimi mümkündür.

Bu nedenle Genel-İş Sendikası olarak;

Türkiye’de kamu harcamalarına ayrılan pay artırılmasını,

Artan nüfus ve büyüyen hizmet ihtiyaçları doğrultusunda kamu istihdamı güçlendirilmesini,

Belediye emekçilerine yönelik işten çıkarmalara son verilmesini,

Ücretlerin ve sosyal hakların eksiksiz ve zamanında ödenmesini,

Toplu iş sözleşmelerinden doğan hakların uygulanmasını,

Sendikal örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskıların son bulmasını,

Eşit işe eşit ücret ilkesinin tüm belediyelerde hayata geçirilmesini,

Güvencesiz çalışma uygulamalarının sona erdirilmesini, kamu hizmetlerinde taşeronluğun tamamen bitirilmesini,

Kamuda sözleşmeli, geçici ve güvencesiz istihdam biçimleri yerine, tüm çalışanlar için kadrolu, güvenceli ve sürekli istihdamın esas alınmasını,

Belediye şirketlerinde çalışan işçiler de doğrudan kamu hizmeti üretmektedir. Bu nedenle, tüm belediye işçilerinin haklarının eşitlenmesini; belediye şirket işçilerine kadro ve ilave tediye hakkı tanınmasını,

Kamu çalışanları arasındaki mali, sosyal ve özlük farklılıklarını ortadan kaldıracak bütüncül bir sistem kurulmasını,

Belediyelerde çalışan işçiler için koruyucu ve önleyici iş sağlığı ve güvenliği önlemleri eksiksiz uygulanmasını; riskli birimlerde çalışan işçiler için ek güvenlik ve sağlık protokolleri geliştirilmesini,

Yerel yönetimlerin merkezi idare karşısındaki mali bağımlılığının azaltılmasını, belediyelere doğrudan kamusal istihdamı artırabilecek bütçe ve kaynak aktarımı sağlanmasını,

Kadın işçilerin çalışma koşulları güçlendirilmesini; kreş, bakım hizmetleri ve şiddetten arındırılmış iş ortamı için belediyelerde zorunlu kadın politikaları birimi kurulmasını istiyoruz.

İnsan onuruna yakışır çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması için, kamu hizmetleri için, belediye emekçileri için, ortak geleceğimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz.

EPSU’nun Çağrısı

Kamu Hizmetleri Günü’nde Genel-İş Sendikası olarak EPSU’nun “Kamu Hizmetleri Acil Durumu” çağrısına katılmakta ve Avrupa genelindeki milyonlarca kamu hizmeti çalışanıyla birlikte farklı bir politik yönelim talep etmektedir. İhtiyacımız olan şey daha yüksek ücretler, daha fazla personel ve acil kamu yatırımlarıdır. Kemer sıkma politikaları, kuralsızlaştırma ve özelleştirme değil!

Kamu hizmetleri kesinti uygulanacak bir maliyet kalemi değildir. Kamu hizmetleri toplumlarımızı bir arada tutan ve yalnızca ayrıcalıklı bir azınlık için değil, herkes için bir gelecek inşa eden temel unsurlardır.

Bu Kamu Hizmetleri Günü’nde alarm zillerini çalıyoruz: Acil durum gerçektir ve çalışanların artık söz değil, eylem görmeye ihtiyacı vardır.

Bu Kategoride