Sol Yayınları’nın kurucusu Muzaffer İlhan Erdost’u kaybettik.
Sol ve sosyalizmle bir şekilde teması olmuş bir çok kişinin eline Sol Yayınlarının bir kitabı geçmiştir desek yanlış olmaz. Karl Marx, Friedrich Engels, Vladimir Lenin, Josef Stalin, Mao Zedong gibi birçok sosyalist liderin teorik ve felsefik eserlerini Türkçeye çeviren Sol Yayınları bu katkılarıyla Türkiye’de önemli bir yere sahiptir. Sol yayınları Türkiye’nin toplumsal bilincinin oluşumunda etkili olmuştur.
Erdost, şiir, öykü, deneme ve eleştiri türlerinde yazılar yazdı.
Yazılarında, toplumsal sorunlar, Türkiye ve Osmanlı tarihi, tarım, faşizm ve demokrasi konularına daha ağırlıklı eğildi.
Kardeşi İlhan Erdost‘un 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Mamak Askeri Cezaevi’nde dövülerek öldürülmesinin ardından, adına kardeşi İlhan’ın adını ekleyerek, “Muzaffer İlhan Erdost” ismini kullanmaya başladı.
Erdost, Sol ve Onur Yayınları’nın sahibi ve yönetmenidir.
Türk şiirinde Garip Akımı’ndan sonra ortaya çıkan İkinci Yeni akımının isim babasıdır.
Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) girişimci ve kurucu üyesidir.
Muzaffer Erdost’un kardeşi İlhan Erdost, 12 Eylül darbesinden sonra, 7 Kasım 1980’de gözaltında dövülerek öldürüldü ve Muzaffer Erdost kardeşinin de adını aldı.
İlhan Erdost doğduğunda, ağabeyi Muzaffer Erdost ortaokuldaydı. İkinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılarıyla boğuşuyordu. Ortaokulun birinci sınıfını Erzurum’da amcasının yanında okuyan Muzaffer Erdost, ikinci sınıfta dönüp ailesinin yanına Artova’ya geldi. Sonra Tokat Ortaokulu’na oradan da lise öğrenimi için Sivas’a. Erdost, lise ikinci sınıftayken Sivas’ta çıkan Ülke adlı gazetede, ilk yazısı olan Kemalettin Kamu ile ilgili bir incelemeyi iki gün yayımlayarak başlamıştı yazarlık yaşamına. Ardından Yücel dergisinin genç şairler bölümünde şiirleri yayımland. Son sınıfa geldiğinde pansiyon ücreti ağır geldiğinden Liseyi Çorum’da bitirdi.
O zamanlar burslu olan Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ni seçti ve 1956 yılında bitirdi. Fakülteye başladığında Seçilmiş Hikayeler dergisinde öyküleri, Ufuklar dergisinde şiirleri ve yazıları yayınlanıyordu
Fakülteyi bitirince kardeşi İlhan’ın eğitimini sağlamak için veterinerlik yaptı ancak Ankara’da kardeşinin eğitimini sürdürmesi gerektiğini düşünerek Ankara’da iş aradı. Sonrasında eşi Rana, kardeşi İlhan ve kendisi yeni bir yaşam sürecine başladılar.
Bu süre içinde Muzaffer Erdost, önce Pazar Postası’nda yazılar yazdı, sonra orada çalışmaya başladı. Gazete İstanbul’a taşırken, çalışanları Ulus gazetesine aktarıldı. Yayıncılık deneyimine başladığı “Açık Oturum Yayınları”nın ilk kitap olarak, Cezayir’de Fransız generallerin işkence yaptığı Henri Alleg’in La Question adlı kitabını yayınladı.
1963 yılı, Erdostlara yeni zorluklar getirdi. Muzaffer askere alındı. İlhan, Ankara Hukuk Fakültesine girdi. Bu esnada Muzaffer, Veteriner Yedek subay olarak Şemdinli’ye gitti. Şemdinli’nin tarihi, kültürü ve coğrafyasıyla ilgilenen Muzaffer İlhan’ın desteğiyle yaptığı araştırmalar sonucunda Şemdinli Röportajı adlı yapıtını oluşturdu. Bu kitap İlhan ile Muzaffer’in ilk ortak çalışması oldu. Bundan sonra ilhan’ın yaşadığı süre boyunca Muzaffer’in yaptığı her çalışmada İlhan’ın katkıları ve izi bulunur.
1964 yılında Sol yayınlarını kurdu. Kardeşi İlhan da Sanayi Caddesi’ndeki Demir İşhanı’nın 51 numaralı odasındaki Sol Yayınlarının bürosunda çalıştı ve Sol yayınları Muzaffer’in ve İlhan’ın her şeyi oldu. 12 Mart 1971’e değin Sol Yayınları basıldı.
Sol Yayınları’nı, Türk Ceza Yasasının 142. maddesine aykırı eylemde bulunmaktan hüküm giydiği 1971 yılına kadar yönetti. 1974 yılında af yasası ile hapisten çıkınca yeniden yayıncılığa başladı.
12 Mart, Muzaffer ile İlhan’ı ayırmıştı. Ama 12 Eylül’de birlikte gözaltına alındılar. 5 Kasım 1980’de İlhan ağabeyi Muzaffer’in bulunduğu nezarethaneye götürülür. İlk sözü, ağabey, çıkarken Türküler uyuyordu, uyandırmaya kıyamadım, öpüp ayrıldım oluyor. Muzaffer ise kardeşini anlatırken işkence boyunca gık demedi, arabadan indirilince yere yıkıldı. Askerle ve polisler gazapla üzerine çullandı, dipçiklerle, tekmelerle yeniden dövmeye başladılar. İşte o zaman, onlara, küçük kızımı uyandırmaya kıyamadan geldim buraya, bizi dövmeyin diyor.
Kardeşinin ölümünün ardından onun ismini de alarak yaşatan Muzaffer İlhan Erdost, bir söyleşide o günleri şöyle anlatmıştı:
“İçeriye girdik, İlhan’ın yüzü kan içinde. Bağırdım, bir yudum su getirin diye. “Midem bulanıyor, kusacağım” diyerek yere düştü İlhan. Vahap diye bir çocuk var, tıp fakültesi öğrencisiymiş. O koşturdu, şekerli su istedi. Beni içeri aldılar o sırada. İlhan’ı iki ranzanın arasına yatırdılar, yığıldı zaten. “İlhan İlhan” dedim, ses vermedi. Biri nabzı durmuş dedi. Battaniyenin arasında alıp götürdüler İlhan’ı…”
Muzaffer Erdost 1989 yılında İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Başkanlığı yaptı. Ankara’da kurduğu İlhan İlhan Kitabevi’ni işletti. Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu kurucu üyesidir.
Muzaffer İlhan Erdost’un şiir, hikâye, sanatsal ve siyasal yazıları Son Havadis ve Cumhuriyet ile Hisar, Yeni Ufuklar, Seçilmiş Hikâyeler, Açık Oturum (tek sayı çıkan kendi yayını, Mayıs 1955), Kaynak, Mavi, Yön, Türk Solu, Dost Ülke, Papirüs, Türkiye Yazıları, Edebiyat ve Eleştiri gibi dergilerde yayımlandı.
ESERLERİ:
İNCELEME-ARAŞTIRMA-ELEŞTİRİ: “Türkiye Sosyalizmi” ve Sosyalizm (1969), Türkiye Üzerine Notlar (1970), Bilim ile Yazın Arasında (1984), Osmanlı İmparatorluğu’nda Mülkiyet İlişkileri (1984), Şemdinli Röportajı (1987), Kapitalizm ve Tarım (1984), Demokrasi ve “Demokrasi” (1989), Adam İçin Türevler (Eskiz, 1990), Ulus, Uluslaşma, Demokratikleşme (1991), Bir Fotoğrafta Alt Yazı / İki 7 Kasım (1991), Üç Şair / Nazım Hikmet, Cemal Süreyya, Ahmet Arif (1994), Kanı Kanla Yıkamak-İnsan Hakları ve Türkiye (1994), Faşizm ve Türkiye 1977 – 1980 (1995), Türkiye’nin Yeni-Sevr’e Zorlanması Odağında Üç Sivas (1996), İkinci Yeni Yazıları (1997), Küreselleşme ve Osmanlı Devlet Modeli Makasında Türkiye (1998), Yeni Dünya Düzenine Zorlanması Odağında Türkiye (1999), Pandora’nın Bir Başka ‘Kutusu’ (2000), Türkiye’nin Kararan Fotoğrafları (2003), 12 Eylül Turkaları (2004), Azınlıklar Sorunu (2005), Sosyalizmi Seviyorum (2007), Türkiye 2009 (2009).
DERLEME: İlhan İlhan (Kardeşi İlhan Erdost hakkında yazılar ve şiirler, 1983)
ŞİİR: Havada Kalan Güvercin (1990)
ÖYKÜ: Ey Karanlık Mavi Güneş (1990)
ANLATI: Onu Anlat İşte (1989)
