Torba Yasa Taşerondan Yana!

SENDİKAMIZIN SOMA-TAŞERON-SOSYAL GÜVENLİK TORBA YASASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİ:

Bakanlar Kurulu, 30 Mayıs 2014 tarihinde yeni bir torba yasa tasarısı hazırlayarak TBMM’ye sevk etmiştir. Bu yasa tasarısında Soma faciasıyla gündeme gelen maden işçilerinin çalışma koşullarının düzeltilmesi, bu faciada hayatını kaybeden ve zarar görenlere maddi yardımda bulunulması, ölüm aylığı bağlanması gibi düzenlemelerin yanı sıra daha önce Başkanlar Kurulumuzda sunumunu yaptığımız taşeronluğun asıl istihdam biçimi olmasına yönelik hükümler bulunmaktadır. Buna ilişkin tespit ve değerlendirmeler aşağıdadır:

1. Madencilerin çalışma koşullarına ilişkin iyileştirmeler ve acil olarak yapılması gereken düzenlemelerin kamuda taşeronluğu asıl çalışma biçimi haline getirecek düzenlemeler ile birlikte Meclise getirilmesi en hafifinden iyi niyetli bir yaklaşım değildir, fırsatçılıktır. Madenciler ile ilgili düzenlemeler acil olarak ayrı bir düzenleme ile ele alınmalıdır.
2. Bu yeni torba yasa, İş Kanununda bugüne kadar işçi lehine doğru olarak kurulmuş olan asıl işveren alt işveren ilişkisini ortadan kaldırılmakta, asıl işverenin yükümlülüklerini sınırlandırmakta, taşeronda çalıştırmayı istisna olmaktan çıkararak asıl istihdam biçimi olarak belirlemektedir.
3. Bu torba yasa, İş Yasasının 3. maddesindeki muvazaanın tespiti ve yaptırımını içeren hükümleri ortadan kaldırmaktadır.
4. Ana çalışma biçiminin taşeronluk olmasına hizmet eden ve muvazaalı olarak alt işverende işçi çalıştırılması halinde daha önce zayıf da olsa var olan tespit ve yaptırımları kaldıran bu düzenlemede olumlu sayılabilecek diğer düzenlemelerin makyaj niteliğinde olduğunun altını çizmek gerekir.
5. Bu torba yasa ile getirilen düzenlemede kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerinin toplu sözleşme hakkı yine kısıtlıdır. Kamu kurumlarında iş alan alt işveren işyerlerinde toplu sözleşme yapılabilmesi; asıl işverenin üye olduğu kamu işveren sendikasının zorunlu taraf olması koşuluna bağlanmıştır. Alt işverenin bu sendikaya yetki vermesi halinde toplu sözleşme yapılabilecek, bu sözleşmeden doğan ücret ve sosyal haklar için bedel artışı fiyat farkı ödenebilecektir. Yapılan düzenleme toplu sözleşme hakkına, özerkliğine ve mevzuatına aykırıdır.
6. Tasarı ile alt işveren değişse bile aynı işte çalışmaya devam eden taşeron işçilerinin kıdem tazminatı ve izin haklarına ilişkin bazı düzenlemeler yapıldığı ifade edilmektedir. Oysa bu durumdaki taşeron işçilerinin kıdem ve izin hakları bugün de Yargıtay uygulamaları ile sağlanmaktadır.
7. Somada yaşananlardan Devlet sorumludur. Yapılan yardımların kaynağı hazine olmalıdır. İşsizlik Sigortası Fonundan harcama yapmak sorumluluktan kaçmak anlamına gelir. Bu fonun amacı bellidir. Bu yardımları fona ödetmek trajik biçimde bedeli işçilere ödetmek anlamına gelecektir.

Sendikamız, 60 maddelik yasa tasarısında aşağıdaki dört ana düzenlemeye kesinlikle karşı çıkmaktadır.

Birincisi, İş Yasasının 2. maddesi 8. fıkrasının tümüyle ortadan kaldırılarak taşeronluk konusunda yeni bir sisteme kapı açılmaktadır. Mevcut düzenleme asıl işvereni belirli işleri taşerona vermekle sınırlandırmaktadır. Bu fıkranın kaldırılması ile bu sınırlamalar kaldırılmakta ve işvereni bütün işleri taşerona vermekte serbest bırakmaktadır

İkincisi, İş Yasasının 3. maddesinin 2., 3., ve 4. fıkraları kaldırılmaktadır. Bu düzenlemeyle asıl işverenin taşeron işçi çalıştırmasına yönelik kısıtlamaların ihlali halinde yaptırımlar kaldırılmaktadır. Yaptırımın ortadan kaldırılması ile muvazaalı olarak taşeron işçi çalıştırmanın tespiti olanaksızlaşacaktır.

Üçüncüsü, Kamu İhale Yasasının 62. Maddesi (e) bendi değiştirilerek kamu kurumlarının taşeron işçi çalıştırmasının önündeki kısıtlamalar da bu sefer kamu ihale mevzuatından çıkarılmaktadır. Dolayısıyla bu maddenin de geri çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Dördüncüsü, Tasarının 13. maddesiyle taşeron şirketlerde bağıtlanacak toplu iş sözleşmeleri asıl işverenin kamu işveren sendikası üyesi olması ve taşeron şirketin kamu işveren sendikasını toplu iş sözleşmesi için yetkilendirmesi koşuluna bağlamıştır. Mevcut mevzuat ile oluşturulan sistemle ciddi olarak uyumsuz olan bu düzenlemenin geri çekilmesi ve kamu işveren sendikası aracılığını ortadan kaldırmanın sorunu çözeceğini düşünüyoruz.

Yukarıda saydığımız dört konuda Konfederasyonumuz DİSK, diğer işçi Konfederasyonlarıyla görüşmüş ve bir mutabakata varılmıştır.

Bu Kategoride